|
|
|
|||||||
| Kayıt ol | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Forumları Okundu Kabul Et |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#2 (permalink) |
|
Acemi Asker
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 2
Tecrübe Puanı: 1
![]() |
Uçak Babama Selam Söyle
Nedir senden bu çektiğim? İllahlah geldi.Otur artık yerine Bak inadına yapıyor sanki. Kızsam durmuyor, vursam kıyamıyorum. Ne yapıcam ben seninle? Yaramazlık yaptığın zaman bi de gülüyosun utanmaz seni. Artık yürümeye de başladın. Merakını giderme çabası derken koşuşturmaktan iş yapamıyorum. Bilmiyorsun tabi anlamıyosun. Ne görsen oyun istiyorsun sanıyoruz. Halbuki bize çok basit gelenlerin senin için ilk olduğunu unutuyoruz.Biz neden unutuyoruz küçüklük hallerimizi? Öğrenme süreci nasıl bir sürec? Unutmadıklarımız sürekli önümüzdeyken çocukluğumuzu unutmamızın nedeni büyümek ise; büyümek sonuçlarını bilmek mi olayların çözemiyorum. Hayata bir oyun derler hep ama sana bakınca gülüyorum bunun neresi oyun diye. Sana bakmak oyuna gelir mi, sıkılmaya gelir mi, boşvermeye gelirmi hiç? Hayatımda kendimi düşünmediğim kadar seni düşünüyorum.İnsa hiçbir kötü duygu bırakmıyorsun hani olsa da kötü duygular sana zarar verebilecek olanlara karşı.Benim değil senin duygularını yaşıyorum sanki senin veremediğin tepkileri veriyorum. Aaa o ne? Kulağın arkası mı şişmis senin? Arayalalım bakalım doktorunu. Evet anlıyorum, tamam. Yarın mı? Ben dayanamam yarına kadar. Şu aşağıda polikinlik var, gidelim beş dakika, tamam? Sizi haberdar ederim. Hımm orta kulak iltihabı mı? Ne kadar dikkat etsem de sana, yine hasta yine hasta Küvezte büyütmeli sizi. Canım benim ya kulağını tutuyor. Alo Doktor bey? Eşi misiniz? Tamam bekliyorum..Doktor bey orta kulak iltihabı olmuş bizimkisi iğne yemez dimi? Bakacak mısınız? Gecede kaç oldu Tamam getiriyorum. İyi akşamlar. Sizi de rahatsız ettik bu saatte. İşte burda yumoş Hadi rahat dur doktor amca baksın. Allahtan beyaz önlüğünüz yok yoksa hayatta yanaşmazdı size bi de ağlıyor ki sormayın dudaklar titriyor ağlamaktan, kusuyor çocuk doktora giderken, 3 takım elbisesini de yanına alıyoruz. Anladım antibiyotik yani.Dişleri de yeni çıkıyor zararı olmaz dimi? Dişleri çürütüyormuş sanırım. Tamam anladım. Sabah-akşam çok teşekkürler.Sizi hala arıyorlar baksanıza bi de ben tekim sanıyordum. Allah kolaylık versin size de, işiniz zor. Bu saatte hala ayaktasınız eşiniz de sizinle birlikte tabi.İyi geceler, haftaya geliriz kontrole. İşte geldik evimize. Bak ya hastalık umrunda sanki Çekmeceyi çektin yine ne varsa boşalt. Aferin Toplarız ne de olsa. Hadi uyu artık Eee eeee eeee e Beni uyutacaksın gene, üç oldu yüzümü yıkıyorum. Uyudu sonunda Nasıl da daldı bir a O kadar zor uyudu ki yanında davul çalsan uyanmaz şimdi. Baban da uzaklarda şimdi. Yanımızda olsa keşke Uykum da kaçtı. Ya uyanırsan? Mektup yazayım bari... Sevgilim; Seni düşünmeden bir anım bile geçmiyor. Herşey çocuğumuzun geleceği için ama yanımızda olsan. Çok konuştuk bunları biliyorum, sadece katlanmamız gereken zorluklar var.Hani evlenirken düşünürdük hep bir hamama bizden daha çok yakışan olamaz diye.Ama zorluklar, geçim sıkıntısı bi de çocuk gelince uzaklarda bulabildik çareyi.Kendi evimizi alınca rahatlıyacaz biliyorum.Bu aralar ev fiyatları artıyor, fiyatlar arttıkça ayrılık süremiz uzuyor sanki. Babası nasıl büyüyor seninki bir görsen Daha doğmadan koymuştun ismini. Sana oğlun oldu dememiştim, ismini yazmıştım telgrafa hatırlıyor musun? Sen de anlamıştın müjdemi isterim deyince. Koli koli muzlar pastalar almıştın arkadaşlarına. Sabahı edememiştin gözüne uyku girmemişti kaç yüz km yapmıştın telefon edebilmek için. Beni merak etme. Çabuk geçiyor zaman yumurcakla uğraşırken. Bırak mektup yazmayı sıgara içecek zamanı bulamıyorum.Baba demeyi öğrendi seninkisi. Fotoğrafını gösteriyorum, her gün konuşuyoruz uzun uzun seninle. Fotoğraftaki sakallı halinden olsa gerek her gördüğü sakallıya baba diyor seninkisi. Çok yoruluyorsun biliyorum.Günde 800 km yol 40 derece sıcakta aklım hep sende. Allahtan klima varmış arabalarda.Saolsun iş yerindeki arkadaşların ne zaman mektunun gelse hemen ulaştırıyorlar bana.Arkadaşın İrfan bıraktı son mektubunu, bi de memleketinden fındık getirmiş bize. Onun da bizimkinin yaşlarında bir kızı varmış, boş zamanlarımda kızına hırka örüyorum ben de. İstediğin çamaşırları,kitapları bi de siyah zeytini gönderiyorum yarın.Hani yazmıştın ya bi tane zeytin tadabilmek için sıraya girmiş herkes. Bu sefer daha çok gönderiyorum. Sende yeni resimleri gönder bana. Eline alıyor resmini bana gösteriyor “baba” diyor. Ne zaman uçak sesi duysak balkona çıkıyoruz, el sallıyor seninkisi. “Uçak babama selam söyle” diye bağırıyoruz arkasından. Sensiz uyumak ne kadar zor bir bilsen. Bazı geceler korkuyorum, hayaline sarılıyorum o zaman, ışık açık yatıyorum. Çok özledim seni sevgilim. Seni çok seven aşkın Gezgin GEZER Wednesday,August 2,2006 |
|
|
|
|
|
#3 (permalink) |
|
Acemi Asker
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 2
Tecrübe Puanı: 1
![]() |
Gezgin GEZER Az kalsın geç kalıyordum.Güzel bir filmin seyrinden yeni çıkmış gibi tren
yolculuklarıda farklı duygular ifade ediyordu bana.Elim çenemde,cama yaslanmış yanağım hareketsiz halimle çelişen trenin hızı ruhumu benden çok uzaklarda bırakıyordu.Pencereden bakıyordum şimdi. Sokak lamblarının zar zor aydınlattığı penceredeki yansımamdan anlaşılıyordu.Uzun yolculuklarda yanımıza alamadıklarımızı aklımızda taşıyorduk,sanki.Hasret özlem şimdiden başlamıştı. Yeni bir yolculuk farklı insanlar farklı yaşamlar tanımak bazen dilini bile bilmediğiniz insanlarla anlaşabildiğinizi görmek iletişimin farklı yönlerini algılamanıza olanak tanıyordu.En son yolculuğumda buna en açık örnek.El kol hareketleriyle uyumayı anlatamamış horlama sesleri çıkararak zar zor otel odasına ulaşabilmiştim. Tabi beni gören insanların bu garip sesler çıkaran adamı görmek için otelin etrafında dolaşması korksamda hoşuma gitmedi değil.İlginç gelmişti bana,tanımadıkları hatta konuşamadıkları insanları merak etmek gelişmemiş toplumların bir tür gelişmişlik hevesiydi .Ertesi gün çocuklar beni bir kirpiyle tanıştırmışlardıki sormayın.Kokumu almış olmasından gerek otelden içeri girene kadar beni takip etmiş sonra karanlıktan korkup annesinin koynuna giren çocuklar gibi ayakkabımın kenarına yapışıvermişti.Nerden aklıma geldi bilmem,ordan ayrılırken ayakkabıma bıraktığı diken izlerinden olsa gerek. Mola verdik işte çayımı içerken bu yolculukların bana sağladığı özgürlükleri düşünüyorum.Aynı yerde kadıkça insanları birbirine daha çok benzetiyordum.Anlamsız çatışmalarım geliyordu aklıma insanların şan uğruna birbirlerini dinlemekten kaçışları.Hayatın bitmek tükenmez isteklerinden vazgeçerek bu yolculuklara başlamıştım.İki dirhem ekmek,biraz su bazen ikramlarla doyursamda karnımı kim tutabilirdiki beni.Arkadaşımın ilk yolculuğuma çıkarken söylediği söz geldi aklıma "Yık güneşin önünden geçen bulutun tanrısını üret sevdanı büyüt sende" kimbilir nerelerde şimdi.Adresim yok ki mektup alayım nede telefon edecek param var.Varsın olsun gün gelir görüşürüz. Yadırgamayın beni hayattan kaçiyorum diye.Herşeyi yapmak yerine varolanı en iyi şekilde yapıyorum ben.Kim bana hesap sorabilir , kim beni bulabilir.Özgürlüğümü kim kısıtlayabilir.istteklerim yok benim yaşama arzum var.Bir çiçeği görmek için kim göze alabilir yolculukları. İşte tren kalkıyor yine geç kaldım.Siz hayata geç kalmayın. Yaşayın dilediğinizce........ |
|
|
|
![]() |
| Tags: duz, yarismasi, yazi |
| Konuyu Toplam 1 Bahçe Sakini okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|