|
|
|
|
#1 (permalink) |
|
Administrator
Üyelik tarihi: Sep 2006
Yaş: 28
Mesajlar: 80.342
Tecrübe Puanı: 100
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
COĞRAFYA
İzmir, Türkiye'nin üçüncü büyük kentidir. İzmir, Ege kıyı bölgesinin tipik bir örneği gibidir. Kuzeyde Madra Dağları, güneyde Kuşadası Körfezi, batıda Çeşme Yarımadası'nın Tekne Burnu, doğuda ise Aydın, Manisa il sınırları ile çevrilmiş İzmir, batıda kendi adıyla anılan körfezle kucaklaşır. İzmir ili içinde Ege Bölgesi'nin önemli akarsularından olan Gediz Nehri'nin aşağı çığırı ile Küçük Menderes Nehri bulunur. Girintili ve çıkıntılı kıyı bandı doğal olarak sayısız güzellikte koy ve plajların oluşumu ile sonuçlanır. Gümüldür, Özdere, Foça, Karaburun, Çeşme sahil ve plajları İzmir için büyük bir turistik önem taşımaktadır. Öte yandan aynı doğal yapı, bir çok balıkçı barınağının veya yat yanaşma yerlerinin oluşmasına neden olmuştur. Bu özellikleriyle İzmir doğal bir turizm ve liman kentidir. Akdeniz iklim bölgesinde yetişen geniş, sert ve iğne yapraklı, sürekli yeşil kalan, kuraklığa dayanıklı ağaç ve çalılar, yaygın doğal bitki örtüsünü oluşturur. |
|
|
|
|
#2 (permalink) |
|
Administrator
Üyelik tarihi: Sep 2006
Yaş: 28
Mesajlar: 80.342
Tecrübe Puanı: 100
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Aliağa
Aliağa, İzmir�in kuzeyinde yer alır. İl merkezine uzaklığı 53 kmdir. Kuzeyinde Bergama; doğusunda Manisa; batısında Ege Denizi; güneyinde Menemen ile çevrelenir. Daha önce Menemen�e bağlı bir bucak merkezi iken, 1982de ilçe olmuştur. Balçova, Anakent sınırları içerisinde yer alır. Doğusunda Konak, batısında ve güneyinde Narlıdere, kuzeyinde ise İzmir körfezi ile çevrilidir. Yüzölçümü, 29 km2�dir. 2000 yılı Genel Nüfus Sayımına göre, ilçenin toplam nüfusu 66 877�dır. Bağlı köyü ve beldesi bulunmamaktadır. Balçova Balçova, Anakent sınırları içerisinde yer alır. Doğusunda Konak, batısında ve güneyinde Narlıdere, kuzeyinde ise İzmir körfezi ile çevrilidir. Yüzölçümü, 29 km2�dir. 2000 yılı Genel Nüfus Sayımına göre, ilçenin toplam nüfusu 66 877�dır. Bağlı köyü ve beldesi bulunmamaktadır. Bayındır Bayındır, İzmir�in güneydoğusunda Küçükmenderes Havzası�nda yer alır. İl merkezine uzaklığı 80 km�dir. Kuzeyinde Kemalpaşa; doğusunda Ödemiş; batısında Torbalı; güneyinde Tire ile çevrelenir. İlçenin yüzölçümü 588 km2�dir. Canlı, Çırpı ve Zeytinova olmak üzere 3 beldesi ve 38 köyü bulunmaktadır. 2000 Yılı Genel Nüfus Sayımı�na göre toplam nüfusu 47.214�tür. Bu nüfusun 15.870�i merkezde, 31.344�ü belde ve köylerde yaşamaktadır. Nüfus yoğunluğu 80.3, nüfus artış hızı %0 0.19�dur. İlçede 53 İlköğretim Okulu, 5 Orta Öğretim Kurumu bulunmakta; 5755 öğrencinin eğitim gördüğü bu okullarda 335 öğretmen görev yapmaktadır. Sağlık hizmeti, 4 Sağlık ocağı, 5 Sağlık Evi tarafından verilmektedir. İlçe ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri zeytin, pamuk, karpuz, sebze ve meyvelerdir. Son yıllarda çiçekçilik sektörü hızla gelişmektedir. Bayındır doğal, tarihi ve kültürel açıdan oldukça zengindir. Osmanlı ve Selçuklular zamanında eğitim ve kültür merkezi olarak kullanılan tarihi yapılar mevcuttur. Bunların en önemlileri Hacı Sinan Camii ve Külliyesi, Telcioğlu Camii, Recep Hanı, Eskici Dede Türbesi ile Bayındır Ilıcaları�dır. Bergama Bergama, İzmir�in kuzeyinde, Bakırçay Havzasında yer alır. Doğuda Kınık, batıda Dikili, güneyde Aliağa, kuzeyde ise Balıkesir ve Manisa illeri ile çevrilidir. İl merkezine uzaklığı 107 km�dir. İlçenin yüzölçümü 1.688 km2�dir. Ayazkent, Göçbeyli, Bölcek, Zeytindağ ve Yenikent olmak üzere 5 beldesi ve 114 köyü bulunmaktadır. 2000 Yılı Genel Nüfus Sayımı�na göre toplam nüfusu 106.536�dır. Bu nüfusun 52.173�ü merkezde, 54.363�ü belde ve köylerde yaşamaktadır. Bergama�da; 134 İlköğretim Okulu, 15 Orta Öğretim Kurumu bulunmakta; 17366 öğrencinin eğitim gördüğü bu okullarda 959 öğretmen görev yapmaktadır. Sağlık hizmeti, 1 Devlet Hastanesi, 12 Sağlık Ocağı, 1 Verem Savaş Dispanseri, 1 SSK dispanseri tarafından verilmektedir. Bergama ekonomisi ağırlıklı olarak tarıma dayalıdır. Verimli Bakırçay Ovası�nda tütün, pamuk, zeytin ve üzüm yetiştirilmektedir. Kozak yaylasında çam fıstığı önemli bir gelir kaynağıdır. Günümüzde özellikle dağ köylerinde arıcılık giderek gelişmekte ve önemli bir geçim kaynağı haline gelmektedir. Tarıma dayalı sanayi de son yıllarda gelişme göstermektedir. İlçede halıcılık ve kilim dokumacılığı gelişmiştir. Bergama, Antik çağın en önemli yerleşim birimlerinden biri olmuştur. Türkiye�nin ilk arkeoloji müzesi olan Bergama Müzesi, günümüzde en çok bilinen ve ziyaret edilen müzeler arasındadır. Bergama denildiği zaman, öncelikle Akropolis, Asklepion, Kızıl Avlu, Kleopatra Güzellik Ilıcası ve Kozak Yaylası akla gelir. İlçe merkezinde Arap Camii, Müftü Camii, Ulu Camii, Kurşunlu Camii, Laleli Camii, Kulaksız Camii, Yeni Camii, Küplü Hamam, Tabaklar Hamamı, Koca Sinan Mescidi, İncirli Mescit ve Karaosman Sebili Türk-İslam eserleridir. Bergama Antik Kenti Yapılan kazılarda ele geçen seramik parçalarından burada Arkaik dönemde bir yerleşim olduğu anlaşılmaktadır. Bergama kelime olarak "sarp kayalık" anlamına gelmektedir. Bergama, eski dünyanın başta gelen kültür merkezleri arasında yer almıştır. Kentin zengin kütüphanesi çok ünlüdür. Akropoldeki en önemli ve en güzel yapılar II. Eumenes tarafından inşa ettirilmiştir. Bu dönemde Bergama mimarlık ve heykeltıraşlık konusunda çok ileri gitmiştir. III. Attalos ölümünden önce bir vasiyet ile Bergama Krallığını Roma İmparatorluğuna bağışlamıştır. Bergama Roma Çağı'nda da önemli bir merkez, Hıristiyanlık döneminde bir piskoposluk merkezi olmuştur. İncil'de sözü edilen yedi kiliseden biri burada bulunuyordu. Bizans Çağı'nda kent yeni bir surla çevrilmiş ve bu surların yapılmasında Helenistik ve Roma kalıntılarındaki taş bloklar, heykeller ve kabartmalar kullanılmıştır. M.S 716'da bir süre Araplar tarafından işgal edilen kent 1330 yılında Türklerin eline geçmiştir. Serapis Tapınağı: Hadrianus (M.S. 117-138) zamanında yapılmıştır. Kırmızı tuğlalarla inşa edilmesinden dolayı Kızıl Avlu olarak adlandırılmıştır. Mısır Tanrısı Serapis'e adanmış olan bir tapınaktır. Akropolis : Yukarı kent anlamına gelen akropoliste üç ayrı yerleşme görülür. Akropolün en yüksek ve korunaklı yerinde kral sarayları, tapınaklar ve su sarnıçları bulunmakta olup burada kral ailesi, kentin ileri gelenleri, aydınları, din adamları ve komutanları oturmaktaydı. Orta kentte ise tapınaklar, gymnasiumlar, temenoslar bulunmaktaydı. Aşağı kent ise halkın pazar alışverişi yaptığı bir yerleşme yeri idi. Heroon : Yüceltilmiş Kahramanlar anısına yapılan özel yapıdır. Athena Tapınağı or düzeninde bir yapı olup Bergama'nın en eski tapınağıdır.Kral Sarayları : Helenistik Çağ Bergama krallarının oturdukları saraylar ve bunlara bağlı yapılardır. Bergama Kütüphanesi : II. Eumenes zamanında yapılmıştır.İçinde 200.000 cilt kitap bulunan Bergama Kütüphanesi, Antik Çağın İskenderiye Kütüphanesinden sonra ikinci büyük kütüphanesidir. Bu kitaplığı, Markus Antonius, Kleopatra'ya düğün armağanı olarak vermiştir. Parşömen Kağıdı : Bergama'nın en önemli buluşlarından biri de Pergamon Kağıdı anlamına gelen "Pergaminai karte" parşömendir. Agora : Akropolün güney ucunda, Zeus Sunağının hemen altında Bergama'nın yukarı Agorası bulunmaktaydı. Arsenal : M.Ö. 3. ve 2. yüzyıllarda, Bergama Akropolünün en dışındaki alanda kuzey güney doğrultusunda uzanan beş cephanelik kurulmuştur. Burada bulunan ve bugün aşağı agorada korunan 13 farklı çapta 900 gülle, mancınık biçiminde sapanlarla atılırdı. Trajan Tapınağı :Bir teras üzerinde yükselmekte olan Trajan Tapınağı Hadrian tarafından, selefi Trajan için yaptırmıştır. Tiyatro: 10.000 kişilik tiyatro, II. Eumenes döneminde yapılmıştır. Tiyatro terasına, güneyde yer alan üç kemerli kapıdan girilir.Antik çağın en dik tiyatrolarından biridir. Sahne kısmı Helenistik dönemde ahşaptı ve yalnız oyun günleri kuruluyor, sonra yeniden kaldırılıyordu. Zeus Sunağı : Sunak M.Ö. 180-160 yılları arasında Galatlara karşı zafer kazandırdığı için Zeus adına yapılmıştır. Akropoliste yer alan bu yapı II. Eumenes tarafından inşa edilmişti. Dionysos Tapınağı : İon düzeninde yapılmış tapınaktır. M.Ö.244'de yapılmıştır. Caracalla döneminde (M.S.211-217) büyük ölçüde mermer olarak yenilenmiştir. Daha sonra burada Caracalla'ya "Yeni Dionysos" olarak tapınılmıştır. Asklepion : Yapılan kazılarda da kutsal yerin M.Ö.4. yüzyıldan beri var olduğu ve Helenistik Dönemde geliştiği saptanmıştır.Askepios Sağlık ve hekimlik tanrısıdır.Asklepios'un yeri anlamına gelen Asklepion'a 820 m uzunluğunda sütunlu bir yol ile ulaşılıyordu. Asklepion üç tarafı stoalarla ve doğu yanı çeşitli yapılarla çevrili 110x130 m ölçüsünde açık bir alandır. Asklepion'da yıkanmaya ve içmeye ilişkin üç havuz ya da çeşme bulunmaktadır.Girişte solda bulunan yapı Asklepios Tapınağıdır. Üç tarafı galerilerle çevrili Asklepios alanın ortasında kutsal kaynak yanından tedavi binasına doğru tonozlu ve 80 m uzunluğunda bir geçit bulunur. Bu geçitten tıbbi tedaviler için ayrılmış daire şeklindeki yapıya geçilirdi. Geçitte su sesi ve telkinlerden faydalanarak hastaların iyileşmesi sağlanırdı. Tedavi binası iki katlı olup alt kat çok iyi korunmuştur. Ana yapı silindir şeklinde olup iç kısmının çapı 26.5 metredir. Bu yuvarlak yapının çevresini 6 büyük apsis çevirmektedir. Galen : MS 129-199 yılları arasında yaşayan Bergamalı hekimdir. Allianoi : Paşa Ilıcası olarak anılan merkezde Asklepios'a adanmış yeni bir Asklepion ortaya çıkartılmıştır. Allianoi, büyük olasılıkla M.Ö. 2. yüzyılda kurulmuş, ancak M.S. 2. yüzyılda Hadrian Dönemi'nde büyük bir bayındırlık hareketi yaşamış ve hidroterapinin uygulandığı büyük bir kült merkezi görünümü kazanmıştır. Kleopatra Güzellik Ilıcası Bergama'ya 4 km uzaklıkta kubbeli ve iki mermer havuzlu tarihi önemi olan bir şifalı su kaynağıdır. 'Eskülap' banyoları adı ile yüzyıllarca ününü sürdüren ılıcanın sularında aşk iksiri olduğu söylenmektedir. Bergama Arkeoloji Müzesi Bergama Arkeoloji Müzesi, ilk olarak 1924 yılında Bergama Akropolü'nde, müze deposu olarak kurulmuş, 1936 yılında yeni binasında ziyarete açılmıştır. Müze, bir iç avlunun etrafını çeviren iki sundurmadan ve iki salondan ibarettir. Müzede Erken Tunç Döneminden Bizans Dönemine kadar değişik dönemlere ait arkeolojik eserler sergilenmektedir. Çevresindeki antik yerleşimlerden çıkan buluntular içinde Pergamon heykeltıraşlık ekolüne ait örnekler, Pitane ve Gryneion'dan gelen Arkaik Dönem buluntuları, Myrina terracottaları dikkat çekmektedir. Yine Bergama Akropolü'nden getirilen Helenistik devir mermer heykelleri, mimari parçalar, kabartmalar, pişmiş topraktan heykelcikler, çanak çömlekler, cam eserler, kandiller, paralar sergilenmektedir. Etnografya bölümünde ise; bölgeye ait halı, kilim (Yuntdağı, Yağcı bedir, Kozak Bergama dokumaları), kumaş dokuma örnekleri, el işlemelerinin yanı sıra Anadolu'nun diğer yörelerine ait el sanatları da sergilenmektedir. Yöresel El Sanatları Bergama-Yunt Dağı köylerinin halı ve kilimleri, tipik Ege dokumaları olarak özgünlüğünü korumaktadır. Dokumalarda geometrik desenlerin yansıra bitki ve hayvan motifleri işlenmektedir. Kök boya kullanılarak yapılan dokumaların renkleri solmaz ve desenleri bozulmaz. Halı, kilim, heybe, çorap, seccadelerden oluşan Kozak ve Yunt dokumaları renkleri, desenleri ile diğerlerinden kolayca ayrılmaktadır. Bergama halıları tüm dünyada Holbein halısı olarak tanınmıştır. Bergama Kermesi Bergama'da 1938 yılından beri, Türk sporlarını ve eğlencelerini, geleneklerini yaşatan bir etkinlik olarak sürdürülen Bergama Kermesi, her yıl Mayıs ayının son haftasında düzenlenmektedir. Kermes süresince, sergiler açılmakta, halk oyunları gösterileri yapılmakta, konferanslar, sempozyumlar düzenlenmektedir. Kozak Yaylası Bergama ilçe merkezine 20 km uzaklıktaki Kozak Yaylası, doğal bitki örtüsü zenginliği ve korunmuş geleneksel yapısıyla dikkat çekmektedir. Ege Bölgesi'nin en geniş fıstık çamı ormanlarıyla kaplı bu yaylada 500 aile yaylacılık geleneğini sürdürmektedir. Çam fıstığı en önemli geçim kaynağı olurken büyük baş hayvancılıkta yapılmaktadır. Elde edilen süt yerinde değerlendirilerek ünlü Bergama peyniri imal edilmektedir. Yayla tarihin ilk çağlarından beri yerleşime sahne olarak kültürel değerleri ile de dikkat çekmektedir. |
|
|
|
|
#3 (permalink) |
|
Administrator
Üyelik tarihi: Sep 2006
Yaş: 28
Mesajlar: 80.342
Tecrübe Puanı: 100
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Beydağ
Beydağ, İzmirin doğusunda yer alır. İl merkezine uzaklığı 142 kmdir. Kuzeyinde Kiraz; doğusunda Nazilli; batısında Ödemiş; güneyinde Sultanhisar ile çevrelenir. İlçenin yüzölçümü 162 km2dir. 21 köyü bulunmaktadır. Bağlı beldesi yoktur. 2000 Yılı Genel Nüfus Sayımına göre toplam nüfusu 14.147dir. Bu nüfusun 5.521i merkezde, 8.626sı belde ve köylerde yaşamaktadır. Nüfus yoğunluğu 87, nüfus artış hızı %0 -3.37dir. İlçede 28 İlköğretim Okulu, 1 Orta Öğretim Kurumu bulunmakta; 1872 öğrencinin eğitim gördüğü bu okullarda 94 öğretmen görev yapmaktadır. Sağlık hizmeti, 1 Sağlık Ocağı, 1 Sağlık Evi, 1 Ana Çocuk Sağlığı tarafından verilmektedir. İlçe halkının geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. En önemli ürünler incir, kestane ve zeytindir. Beydağa üretilen kestane son derece kalitelidir. Besi ve süt hayvancılığı hızlı gelişme göstermektedir. Beydağ önce Aydınoğulları, sonra da Osmanlıların egemenliğine geçmişti Bornova Bornova, Anakent sınırları içerisinde yer alır. Kuzeyinde Manisa ili toprakları; doğusunda Kemalpaşa; batısında Karşıyaka ve Konak; güneyinde Buca ile çevrelenir. 1882 yılında belediye teşkilatı kurulmuş, 1957 yılında ilçe haline gelmiştir. Yüzölçümü 224 km2ir. 12 köyü bulunmaktadır. Bağlı beldesi yoktur. 2000 Yılı Genel Nüfus Sayımına göre toplam nüfusu 396.770tir. Bu nüfusun 391.128i merkezde, 5.642si belde ve köylerde yaşamaktadır. Nüfus yoğunluğu 1771, nüfus artış hızı %0 35.46dır. İlçede 77 İlköğretim Okulu, 28 Orta Öğretim Kurumu bulunmakta, 77396 öğrencinin eğitim gördüğü bu okullarda 3479 öğretmen görev yapmaktadır. İzmirin ilk üniversitesi olan Ege Üniversitesi, Bornovada kurulmuştur ve ana kampusü Bornovadadır. İlçede, 1 Devlet Hastanesi, 1 Tıp fakültesi Hastanesi, 19 Sağlık Ocağı, 1 SSK Dispanseri, 6 Sağlık Evi ve 1 Verem Savaş Derneği hizmet vermektedir. Bornova, günümüzde hızla büyüyen bir yerleşim alanı ve bir üniversite kenti olmanın yanında, gelişmiş bir sanayi yöresidir. Buca Buca, Anakent sınırları içerisinde yer alır. Kuzeyinde Bornova; doğusunda Kemalpaşa; batısında Konak ve Gaziemir; güneyinde Menderes ve Torbalı ilçeleri ile çevrelenir. Buca’da 1923 yılında belediye kurulmuş, 1987 yılında yürürlüğe giren 3392 sayılı yasa ile ilçe olmuştur. İlçenin yüzölçümü 134 km2’dir. 3 köyü, 1 beldesi (Kaynaklar) bulunmaktadır. 2000 Yılı Genel Nüfus Sayımı’na göre toplam nüfusu 315.136’dır. Bu nüfusun 308.661’i merkezde, 6.475’i belde ve köylerde yaşamaktadır. Nüfus yoğunluğu 2352, nüfus artış hızı %0 43.78’dir. İlçede 49 İlköğretim Okulu, 14 Orta Öğretim Kurumu, 61968 öğrencinin eğitim gördüğü bu okullarda 2428 öğretmen görev yapmaktadır. Dokuz Eylül Üniversitesi’nin çok sayıda fakültesi Buca’dadır. Sağlık hizmeti, 13 Sağlık Ocağı, 3 Sağlık Evi, 2 Ana Çocuk Sağlığı, 1 Verem Savaş Dispanseri tarafından verilmektedir. İlçe ekonomisi ticaret, küçük sanayi, ziraat, hayvancılık ve orman ürünlerine dayanmaktadır. Kaynaklar beldesi, Kırıklar, Belenbaşı ve Karaağaç köylerinde hayvan besi haneleri, sucuk imalathaneleri, tavuk çiftlikleri, zeytinyağı imalathaneleri, kireç ocakları, meyve-sebze ambalaj tesisleri bulunur. Büyükşehir Belediyesi’ne ait Sebze Meyve Hali ve Balık Hali’nin hizmete girmesiyle ekonomik hareketlilik artmıştır. Dokuz Eylül Üniversitesi’ne bağlı fakültelerin önemli bir bölümü Buca’da yer alır. Bu gelişme, Buca’ya bir öğrenci kenti kimliğini vermiştir. M.Ö.130’lara uzanan tarihi, birçok uygarlığa tanıklığı ile bir tarih ve kültür beldesi olan Buca’da görülmeye değer tarihi yapılar arasında ; Protestan Kilisesi, Forbes, Rees, De Jongh, Baltacı Malikanesi, Russo Köşkü sayılabilir. Ayrıca, ideal dinlenme yeri olan Hasan Ağa Bahçesi ve Buca Göleti, kent halkının mesire yerlerindendir. İzmir’in ve Ege Bölgesi’nin tek hipodromunun ilçe sınırları içinde bulunması, Buca için ayrı bir özelliktir. Çeşme ilçesi, İzmir İlinin batısında yer alır. Doğudan Urla, kuzeyden Karaburun, batı ve güneyden Ege Denizi ile çevrilidir. Deniz seviyesinden yüksekliği 5 metredir. Yüzölçümü 260 km² dir. 1 beldesi (Alaçatı) ve 4 köyü bulunmaktadır. 2000 yılı Genel Nüfus Sayımına göre, İlçenin toplam nüfusu 37 372’dir. Bu nüfusun 25 257’si şehir merkezinde, 12 115’i ise belde ve köylerde yaşamaktadır. İlçede 13 İlköğretim okulu, 5 ortaöğretim kurumu bulunmakta; 4 532 öğrencinin eğitim gördüğü okullarda, 247 öğretmen görev yapmaktadır. Sağlık hizmetleri 1 Devlet Hastanesi, 2 Sağlık Ocağı, 1 Sağlık evi tarafından verilmektedir. Bu kurumlarda 27 doktor, 4 sağlık memuru, 26 hemşire ve 28 ebe görev yapmaktadır. İlçede ekonomik yapıyı turizm belirlemektedir. İç ve dış turizm açısından ülkemizin sayılı merkezlerinden olan Çeşme’nin, turizmdeki öneminin önümüzdeki yıllarda çok daha artacağı öngörülebilir. Yarımadanın ilk antik yerleşim yeri olan Ildırı (Erythrai), ilçenin görülmeye değer tarihi zenginlikleridir. Pausanias’a göre, Erythrai (Ildırı), Giritliler tarafından kurulmuştur. M.Ö. 7.yy’da tiranlar tarafından yönetilen kent M.Ö. 560 tarihinde Lidya egemenliğine girmiştir. Kent İskender tarafından özgürlüğüne kavuşturulana dek Pers egemenliğinde kalmıştır. Kent oldukça güzel taş işçiliğine sahip surlarla çevrilmiştir. Kentte M.Ö.7.yy’ın 2.yarısına tarihlenen Athena Tapınağı ve Tiyatrosu açığa çıkarılmıştır. Çeşme yöresi, XI. yy. sonlarında büyük Türk denizcisi Çaka Bey ile Türk egemenliği ile tanışmıştır. Osmanlı egemenliğine geçişi, XIV. yy. sonlarındadır. Osmanlı eserleri içinde en çarpıcı olanı Çeşme Kalesi’dir.1508 yılında II. Beyazıt tarafından inşa ettirilen kale, Osmanlı mimarisinin bütün inceliklerini taşımaktadır. Çeşme ve çevresinde yapılan kazılarda elde edilen eserler Çeşme Kalesi içindeki müzede sergilenmektedir. Çeşme Kervansarayı, 1529 yılında Kanuni Sultan Süleyman tarafından yaptırılmıştır. U biçiminde planlanan kervansaray, iki katlıdır. Hacı Mehmet Camii ve Hacı Memiş Camii Osmanlı dönemine ait özgün eserlerdir. İlçede Osmanlı dönemine ait birçok tarihi çeşme bulunmaktadır. Bunlardan en önemlileri Hamaloğlu Çeşmesi, Kabadayı Çeşmesi, Kaymakam Çeşmesi, Maraş Çeşmesi, Memiş İbn’i Ahmet Çeşmesi ve Ömer Ağa Çeşmesi’dir. Çeşme termal sular açısından zengin bir ilçedir. Ilıca, Şifne, Yıldızburnu gibi pek çok mevkiden kaynayan şifalı sulardan günübirlik ya da çevredeki tesislerde konaklayarak yararlanmak mümkündür. Alaçatı Beldesi, önemli bir turizm merkezidir. Eski yel değirmenleri ve ülkemizde rüzgar kaynaklı enerji üretiminin ilk örneğini oluşturan rüzgar türbinleri beldenin simgesi niteliğini taşırlar. Çeşme ile ilgili daha ayrıntılı bilgileri Çeşme Turizm Danışma Şube Müdürlüğünden edinebilirsiniz. Tel&Fax: 0-232-712 66 53 |
|
|
|
|
#4 (permalink) |
|
Administrator
Üyelik tarihi: Sep 2006
Yaş: 28
Mesajlar: 80.342
Tecrübe Puanı: 100
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
ÇİĞLİ
İzmir Körfezi’nin kuzeyinde, eski Gediz yatağının oluşturduğu ovada kurulmuş olan Çiğli ilçesinin yüzölçümü 97 km2 dir. Kuzeyinde Menemen, güneybatısında İzmir Körfezi, doğusunda Karşıyaka bulunmaktadır. İlçenin denizden yüksekliği 1 - 150 m. arasındadır. Yörenin genelde bataklık ve sazlık olması ve yeşil alanlara çok çiğ düşmesinden dolayı, ilk yerleşenler tarafından buraya “Çiğli” adının verildiği söylencelerde dile getirilmektedir. 1893 yılında Yugoslavya'dan göç eden Türk kökenli göçmenler ile birlikte, Çiğli’nin bir yerleşim alanı olarak gelişmeye başladığı bilinmektedir. İlçede 1 belde ve 1 köy ve merkezde de 16 mahalle bulunmaktadır. 2000 yılı sayım sonuçlarına göre toplam nüfusu 113 543’dür. Nüfusun 113 543’ü ilçe merkezinde, 6 803’ü Sasalı Beldesi ve Kaklıç köyünde yaşamaktadır. 25 İlköğretim Okulu, 12 Orta Öğretim Kurumu bulunmakta; 22872 öğrencinin eğitim gördüğü bu okullarda 1111 öğretmen görev yapmaktadır. İlçe arazisinin 17829 dekarı tarım arazisidir. Bu alanlarda bağcılık, zeytincilik ve pamuk yetiştiriciliği yapılır. Ülkemizin sayılı organize sanayi bölgelerinden biri olan Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Çiğli’de kurulmuştur. Ülkemizin tuz ihtiyacının % 60’ını karşılayan Çamaltı Tuzlası ilçe sınırları içinde yer almaktadır. İçinde 220 tür kuşun barındığı, dünya kuşlarının başkenti olarak adlandırılan “İzmir Kuş Cenneti” önemli bölümüyle Çiğli’dedir. 8 000 hektar alanda yer alan sazlıklar, adalar, yarımadalar ve tuzla havuzları kuş cenneti için doğal bir ortam hazırlamıştır. Kuş Cenneti içinde Lodos Tepe, Orta Tepe ve Poyraz Tepe adıyla anılan 3 tepecik bulunmaktadır. Bu tepelerden; tuz tavaları, Homa Dalyanı ve İzmir Körfezi’nin görünüşü olağanüstü güzelliktedir |
|
|
|
|
#5 (permalink) |
|
Administrator
Üyelik tarihi: Sep 2006
Yaş: 28
Mesajlar: 80.342
Tecrübe Puanı: 100
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Dikili
Dikili , İzmir’in kuzeyinde yer alır. İl merkezine uzaklığı 120 km’dir. Kuzeyinde Balıkesir; doğusunda Bergama; batısında ve güneyinde Ege Denizi ile çevrelenir. İlçenin yüzölçümü 541 km2’dir. 1 beldesi (Çandarlı) ve 25 köyü bulunmaktadır. 2000 Yılı Genel Nüfus Sayımı’na göre toplam nüfusu 30.115’tir. Bu nüfusun 12.552’si merkezde, 17.563’ü belde ve köylerde yaşamaktadır. İlçede 31 İlköğretim Okulu, 3 Orta Öğretim Kurumu bulunmakta; 3759 öğrencinin eğitim gördüğü bu okullarda 214 öğretmen görev yapmaktadır. Sağlık hizmeti, 4 Sağlık Ocağı tarafından verilmektedir. İlçede ekonomi tarıma dayanmaktadır. Tütün, pamuk, zeytin üreticiliği ve seracılık yapılmaktadır. Dikili limanı, turizm açısından ilçenin önemli bir gelir kaynağıdır. Temiz plajları, termal kaynaklarının zenginliği, iç ve dış turizm açısından önemlidir. İlçede yapılan arkeolojik çalışmalar sonucunda Dikili’nin M.Ö.5000-4000 yıllarına kadar uzanan bir geçmişi olduğu anlaşılmıştır. Ağıl Kale ve Kale Tepe ilk yerleşim merkezlerindendir. Arkeolojik bulgular sonucunda bu bölgede Akaların yaşadığı ve kente Aternagus denildiği ortaya çıkmıştır. İlkçağda Lidyalılar, İranlılar, Frikyalılar, Mysialılar ile Romalılar ve Bergamalılar Ortaçağda ise Bizanslılar, Cenovalılar, Selçuklular ve Osmanlılar Dikili’ye hakim olmuşlardır. Bu kadar çok uygarlığın yaşadığı Dikili; Aristo, Hermos, August, İskender gibi ünlü kişileri tarihi süreçte ağırlamış; Aterneus, Astria, Teutronia gibi kent ve siteleri topraklarında barındırmıştır. Karaosmanoğullarının bölgede çiftlik kurup burada dikmelik yetiştirmesi ile "Dikmelik" adını alan ilçe, daha sonra "Dikili" diye isimlendirilmiştir. Doğal güzellikleri açısından Merdivenli köyünde bir doğal göl, Demirtaş ve Deliktaş köylerinde de çamlık ve tarihi mağaralar bulunmaktadır. İlçeye bağlı Çandarlı Beldesi önemli bir turizm potansiyeline sahiptir. Dikili’nin tarihsel geçmişi oldukça eskilere gider. Antik yerleşim yeri Pitane’de elde edilen eserler Bergama Arkeoloji Müzesinde sergilenmektedir. Osmanlı döneminde II. Murat’ın ünlü Sadrazamı Çandarlı Halil Paşa, Çandarlı Kalesi’ni yeniden yaptırmıştır. Merdivenli ve Denizköy’de bulunan krater gölleri ile mağaraları ve Madra Çayı’na dayanan ormanları ilçenin doğal zenginlikleri arasındadır. |
|
|
![]() |
| Tags: izmir |
| Konuyu Toplam 1 Bahçe Sakini okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|