Yılmaz Karaman Romanları

Kirli Sıcak Rutubetli (gri mizah)
Yılmaz Karaman
Karşı Kıyı Yayınları; Türkçe Hiciv ve Mizah;
İstanbul 2007 229 sayfa Türkçe Karton Kapak ISBN 9756481935


Kuru sulu her şeye tövbeliydim. 'Benden işlemez Ammo ' dedim ellerimi sallayarak. İradem hiç olmadığı kadar güçlü olmalıydı.

'Sıkı bir çalışmanın içindeyim. Bira bile yok. Aman gözünü sevdiğim bana bulaşıp günaha girme 'Bu bokun bir tadına baktım mı arkası gelecek biliyorum; Bu konularda kendimi çok kurcaladım zaaflarımı tanıyorum.

Koluma yapışıp beni sürüklemeye başladı. Bana elindeki malı anlatmaya başladı:

'Bi sene nadastaydı tarla dinlendi ¤¤¤ek yedi anam avradım ossun. Keçi boku yedi büyüdü. Elegin en incesi anam karım ossun. Dört buçuk ay ¤¤¤egin içinde demlendi pişti.'

'Organik esrar he? Bi o eksikti zaten. Helal olsun sana. Bari Tarım Bakanlığına onaylat.'

'Esrarın organikini biz yaparız baba kartal. Gel sahile bi çekelim begenmessen hepsini denize dökecegem.'

'Yok hemşerim aman olmaz olsun.'

'Bak ama... Şöyle böyle demiyorum...'

Sigara bağımlısı sigarayı bırakmaya kalktığı zaman beyindeki düşkün maymun öyle bir pusuya yatar ki herhangi bir şeyi zaferi veya yenilgiyi keyfi ya da hüznü bir sigara yakmanın bahanesi olarak sunar; çoğunlukla da o sigara tek seferliğine yakılır ve asla tek seferle kalmaz. Demek istediğim zaten beynimin karanlık dehlizlerinde tembel arsız düşkün bir maymun dolaşmaktayken ele geçirip hayvansal arzularını tatmin etmek için beni bir alet gibi kullanmak isterken ayağıma gelen böyle bir 'fırsatı' reddetmenin nasıl güç olduğunu bilen vardır illa.

'Cinayet İşlemek İstiyorum' romanıyla okuyucuların beğenisini kazanan yazar bu yeni romanında da oldukça iddialı.

Arka Kapak'tan

CİNAYET İŞLEMEK İSTİYORUM

Yayınevi: Karşı Kıyı Yayınları 2007 Polisiye / Politik

Yazar: Yılmaz karaman

Sabutay; sert mizaçlı kural tanımayan bir baş komiser duygusal ve psikopat; önce işkence yapıp sonra soru soruyor. Biraz şantajcı biraz hırsız; öyle ki operasyonlardaki "ganimete" el koyacak kadar arsız. Pek sevilmiyor; İzmir'e tayini çıkınca İstanbul'daki mesai arkadaşları açık etmeseler de seviniyorlar.

Ali Ekber; birçok dil bilen kültürlü ama bir insanı gözünü kırpmadan yok edebilecek kadar donanımlı ve soğukkanlı yeraltı ilişkileri maksimum düzeyde çeşitli nedenlerden dolayı "tövbekâr" olmak zorunda kalmış bir kaçakçı.

Bu iki adamın arasındaki kan davasının ne zaman başladığını kendileri dâhil kimse bilmiyor. Defalarca karşılaşmış birbirlerine izleri asla silinmeyecek maddî / manevî ağır hasarlar vermiş zıt karakterli bu iki adam İzmir'de son kez karşı karşıya gelir. Ama bu kez işbirliği yapmak zorundadırlar çünkü birbirlerine duydukları nefretten daha önemli bir şey vardır: Özgür!

On üç yaşında kimsesi olmayan daha doğrusu kimsesiz sanılan bir çocuk.

Bu çocuğun özelliği ne?

CIA MİT EYP (Yunan Gizli Servisi) gibi üst düzey haber alma örgütlerinin tek hedefi Özgür isimli çocuk! Neden?

Neredeyse Türk - Yunan savaşı çıkaracak olan bu çocuğu bu kadar değerli kılan özellikler nedir?

Yapanların yasaları takmadığı kimin eli kimin cebinde olduğu belli olmayan kirli boktan bir dünyada birbirlerinden öldüresiye nefret eden bu iki pislik herif için neden vazgeçilmez bu çocuk?

İstanbul'da başlayıp Yunan Adaları ve Atina’da devam eden ve Kıbrıs Rum Kesimi’nde son bulan; devletlerin orduların gizli servislerin politikacıların diplomatların işadamlarının terör örgütlerinin dünyaya meydan okuyan karanlık şebekelerin irili ufaklı çetelerin itirafçı suç örgütlerinin başıboş teröristlerin cirit attığı kan ve ateş cehenneminin ortasında kaçırılan çocuğu bulmak için ellerinden geleni artlarına koymayan bu iki adamın canlarını hiçe sayarak giriştikleri mücadeleyi soluk soluğa okuyacaksınız.

Çağın hızını yakalamaya çalışmış yazar. Başarıp başaramadığına siz karar vereceksiniz.

Bütün kaybedenlere…